![]() |
| © 2017 benimyemekkitabim.com - Tüm hakları saklıdır |
19 Şubat 2017 Pazar
15 Kasım 2011 Salı
13 Eylül 2011 Salı
İspanya ile demiryolu işbirliği
İspanya Demiryolları Altyapı Başkanı (ADİF) Antonio Gonzalez Marin, Türkiye'nin çok kısa sürede hızlı tren hattında çok büyük gelişme gösterdiğini söyledi. Marin ve beraberindeki Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Gelişmeler Dairesi Başkanı Luis Lopez ve Uluslararası İlişkiler Müdürü Joaquin Jimenez Otero ile birlikte, 23 Ağustos'ta seferlerin başlatıldığı Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren Hattı'nda incelemelerde bulundu.
TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ile birlikte Ankara-Konya hızlı tren seferine katılan Marin ve beraberindeki heyet, tren hattını test etti. Genel Müdürü Karaman, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ankara-Konya yüksek hızlı tren seferlerine bir süre önce başlandığını ve vatandaşlardan çok büyük ilgi gördüğünü söyledi. Türk şirketleri tarafından yapılan, toplam 306 kilometrelik tren hattını, İspanyolların da görmesini istediklerini belirten Karaman, ''Genel Müdürü, davet ettik, hattı gördü. Gerçekten iyi bir hat olduğunu söyledi. Biz de bundan çok mutlu olduk'' diye konuştu. İspanyollarla daha önce hızlı tren hattı yapımında işbirliği yaptıklarını anımsatan Karaman, bu ziyaretin işbirliğinin geliştirilmesi açısından faydalı olacağını kaydetti.
İspanya Demiryolları Altyapı Başkanı Marin de Ankara-Konya seyahatinde, Türkiye'nin kısa sürede yüksek hızlı tren hattında çok büyük bir gelişme gösterdiğini gördüğünü belirterek, ''Bu gelişme beni çok tatmin etti, çok mutlu etti. Tamamen yenilikçi, modern bir yol'' dedi. ''Hızlı tren hattının tamamıyla mükemmel bir şekilde yapılmış olduğunu söyleyebilirim'' diyen Marin, devamla şunları kaydetti: ''Yolun çok güvenli olduğunu görüyorum. Her yönden mükemmel bir şekilde yapılmış bir yüksek hızlı tren hattı. Güvenilir bir yol. Türkiye'de demiryollarının geliştirilmesi için birkaç yıldır birlikte çalışıyoruz. Tekrar görüşüp değerlendirme yapmaktan mutlu olduk. Bu ziyaretimizde çalışmalarımıza nasıl devam edeceğimize de karar vereceğiz.''
29 Mart 2011 Salı
BALMUMU MÜZESİNDE ATATÜRK'E YOĞUN İLGİ
Madrid’deki Balmumu Müzesi, son yıllarda turistlerin kentte en çok ziyaret ettiği 10 yerden biri haline geldi. 1972 yılında açılan müzede siyaset, kültür, sanat, spor ve moda dünyasından birçok ünlü karakterin balmumunun yer alıyor.
Müzede 1974 yılından bu yana Mustafa Kemal Atatürk’ün balmumu da sergileniyor. Winston Churchill, Vladimir Putin, Fidel Castro, Yaser Arafat ve Gandi gibi birçok ünlü karakterle aynı alanda olan Atatürk’ün balmumunun özelliği yurt dışından müzeye hediye edilen tek eser olması.
20 Ocak 2011 Perşembe
KRALİÇE SOFİA TURİZM FUARI FİTUR'UN AÇILIŞINI YAPTI
Kraliçe Sofia, dün Madrid'de Uluslararası Turizm Fuarı FİTUR'un 31 cisinin açılışını yaptı. Kraliçe bu vesileyle, Turespaña standında sergilenmekte olan 2010 Dünya Kupası'nı da kaldırdı.
FİTUR'a gelişinde Sanayi, Turizm ve Ticaret Bakanı Miguel Sebastián tarafından karşılanan Kraliçe Sofia, Madrid'in 2018'deki Ryder Cup'a adaylık talebine de imza koydu.
Turizm ve İç Ticaret Genel sekreteri Joan Mesquida, bu yılki FİTUR'un canlılığının ekonomik toparlanma açısından somut bir gösterge olduğunu açıkladı. Turizm sektörünün kendine güveninin çok yüksek olduğunun altını çizen Mesquida, 2011'in 2010'a oranla çok daha iyi olacağını belirtti.
Bu yılki FİTUR'a toplam 166 ülke ve bölge, 10.500 şirket katılıyor.
27 Ağustos 2010 Cuma
İZDOP GİJON'DAKİ JOVELLANOS TİYATROSUNDA SAHNE ALIYOR
İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB) Selman Ada'nın Aşk-ı Memnu adlı iki perdelik operasıyla Carl Orff'un Carmina Burana adlı balesini Gijon'da sahneleyecek. Şehir Meclisi ile Jovellanos Tiyatrosu tarafından düzenlenen 2010 yılı Antonio Medio Sezonu kapsamında sunulacak gösteriler, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla gerçekleştirilecek.İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin geçen sezon sahnelediği ve İzmirli sanatseverlerin büyük ilgiyle izledikleri Aşk-ı Memnu'nun İspanya'daki gösterisini, besteci Selman Ada yönetecek. Tarık Günersel tarafından librettosu yazılan Aşk-ı Memnu, Ankara Devlet Opera ve Balesi'nden Murat Göksu'nun rejisiyle sahneleniyor. Eserin dekorları Nihat Kahraman, kostümleri Sevtaç Demirer'e ait. Koro şefliğini Ali Hoca, ışık tasarımcılığını Oktay Kanca'nın üstlendiği Aşk-ı Memnu'da solo rolleri Burcu Kılıç, Aytül Büyüksaraç, Fahri Önoğlu, Teyfik Rodos, Evren Kayacan, Fırat Yalçınkaya, Evrim Keskin, Linet Şaul, Hüseyin Çanlıoğlu, Murat Direk paylaşıyorlar.
Eserde 19. yüzyılın sonunda yaşayan zengin ve aylak bir toplumsal sınıfın yaşam biçimi, Türk aile yapısının batılı yaşam biçimi içinde çözülmesiyle oluşan sorunları, yeniden şekillenen dünya görüşleri ve sağlıksız ilişkiler anlatılıyor.
Öte yandan, İzmir'de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde, İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle, sahnelenen Carmina Burana, İzmir Devlet Opera ve Balesi solist sanatçıları, bale sanatçıları, orkestra sanatçıları ve koro sanatçılarının katılımıyla İngiliz koreograf Robert North'un koreografisiyle sunuluyor. Eserin İspanya'daki gösterisini şef Tulio Gagliardo Varas yönetecek. Julian Moss'un sahneye koyduğu eserin dekor ve kostümleri Sevtaç Demirer tarafından hazırlandı. Koro şefliğini Ali Hoca üstlenirken, eserin ışık tasarımlarını da Oktay Kanca yaptı. Soprano soloyu Evren Kayacan, tenor soloyu Erdem Erdoğan, bariton soloyu da Gükhan Koç seslendirecekler.
Eserde 19. yüzyılın sonunda yaşayan zengin ve aylak bir toplumsal sınıfın yaşam biçimi, Türk aile yapısının batılı yaşam biçimi içinde çözülmesiyle oluşan sorunları, yeniden şekillenen dünya görüşleri ve sağlıksız ilişkiler anlatılıyor.
Öte yandan, İzmir'de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde, İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle, sahnelenen Carmina Burana, İzmir Devlet Opera ve Balesi solist sanatçıları, bale sanatçıları, orkestra sanatçıları ve koro sanatçılarının katılımıyla İngiliz koreograf Robert North'un koreografisiyle sunuluyor. Eserin İspanya'daki gösterisini şef Tulio Gagliardo Varas yönetecek. Julian Moss'un sahneye koyduğu eserin dekor ve kostümleri Sevtaç Demirer tarafından hazırlandı. Koro şefliğini Ali Hoca üstlenirken, eserin ışık tasarımlarını da Oktay Kanca yaptı. Soprano soloyu Evren Kayacan, tenor soloyu Erdem Erdoğan, bariton soloyu da Gükhan Koç seslendirecekler.
7 Ağustos 2010 Cumartesi
BUIKA 6 AĞUSTOSTA TEKRAR İSTANBUL'DA
Aşkın tutkulu sesi Buika yoğun istek üzerine tekrar İstanbul'da konser veriyor. Radyo Voyage "7 Kıta 7 Konser" serisinin ilki, Hitt Produksiyon organizasyonuyla, 6 Ağustos'ta, Suada Club'ta, İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi ile başlıyor.
Şarkıları bizi kendi aşk hikayelerimizle yüz yüze bırakıyor...Ve öyle bir yere bırakıyor ki, en çok hayal kırıklıklarımız göze çarpıyor. Dahası, onu şarkı söylerken dinledikten sonra herhangi biri aynı hataları yapmaya kesin kararlı olabiliyor çünkü tutku içinde herhangi bir kural, sağduyu,tedbir ya da pişmanlığa yer yok..." Pedro Almodovar
Flamenko ile cazı bir araya getiren, flamenkoyu farklı boyutlara taşıyarak çağdaş dünya müziğine yepyeni bir tarz getiren İspanyol şarkıcı Buika, Kübalı caz piyanisti ve ünlü besteci Chucho Valdez ve dörtlüsüyle canlı kaydettiği yepyeni albümünün dünya turnesi kapsamında çok kısa bir aradan sonra, yoğun talep üzerine yeniden İstanbul'da gerçekleşecek.
"El Último Trago" adını verdiği son albümünde Buika ünlü Meksikalı efsane şarkıcı Chavela Vargas'ın 90. doğum gününü kutluyor. Buika, Chavela Vargas'ın dünyaca ünlü yönetmenlerin filmlerinde de birer inci gibi işledikleri ünlü şarkılarına yepyeni bir yorum getiriyor. Nina de Fuego (Ateşin Kızı) albümünün birbirinden çekici flamenko şarkılarıyla Türkiye'de de kendine büyük bir hayran kitlesi edinen sanatçı yeni şarkılarıyla yoğun istek üzerine İstanbul'u bir kez daha büyüleyecek.
Şarkıları bizi kendi aşk hikayelerimizle yüz yüze bırakıyor...Ve öyle bir yere bırakıyor ki, en çok hayal kırıklıklarımız göze çarpıyor. Dahası, onu şarkı söylerken dinledikten sonra herhangi biri aynı hataları yapmaya kesin kararlı olabiliyor çünkü tutku içinde herhangi bir kural, sağduyu,tedbir ya da pişmanlığa yer yok..." Pedro Almodovar
Flamenko ile cazı bir araya getiren, flamenkoyu farklı boyutlara taşıyarak çağdaş dünya müziğine yepyeni bir tarz getiren İspanyol şarkıcı Buika, Kübalı caz piyanisti ve ünlü besteci Chucho Valdez ve dörtlüsüyle canlı kaydettiği yepyeni albümünün dünya turnesi kapsamında çok kısa bir aradan sonra, yoğun talep üzerine yeniden İstanbul'da gerçekleşecek.
"El Último Trago" adını verdiği son albümünde Buika ünlü Meksikalı efsane şarkıcı Chavela Vargas'ın 90. doğum gününü kutluyor. Buika, Chavela Vargas'ın dünyaca ünlü yönetmenlerin filmlerinde de birer inci gibi işledikleri ünlü şarkılarına yepyeni bir yorum getiriyor. Nina de Fuego (Ateşin Kızı) albümünün birbirinden çekici flamenko şarkılarıyla Türkiye'de de kendine büyük bir hayran kitlesi edinen sanatçı yeni şarkılarıyla yoğun istek üzerine İstanbul'u bir kez daha büyüleyecek.
12 Nisan 2010 Pazartesi
UAM'DA BU HAFTA TÜRKİYE GÜNÜ DÜZENLENİYOR

Türk İspanyol Derneği (AHIT), İspanya'nın başkenti Madrid'de bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Ülkenin saygın üniversitelerinden, 'Universidad Autonoma de Madrid'te (UAM) önümüzdeki hafta düzenlenecek Türk Günü'yle, İspanya'da Türkiye'nin tarihi ve kültürel değerleri tanıtılacak.
AHIT başkanı M.Fatih Erden, Cihan'a yaptığı açıklamada, İspanya'da ilk kez bir Türk günü düzenleme heyecanı içerisinde olduklarını ve hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü söyledi. İspanyol vatandaşlarına Türk kültürünü tanıtmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Erden, organizasyon hakkında bilgi verdi.
15 Nisan'da gerçekleşecek olan program, İspanyol akademisyenlerin Türkiye üzerine yapacakları sunumlarla başlayacak. Üniversite'nin Cantoblanco Kampüsü'nde açılacak Türk çadırında ise ebru sanatı gösterisi ve sergisi ile geleneksel el sanatlarının yanı sıra zengin Türk yemekleri ve tatlıları yer alacak. Madrid'deki Türk Günü, programın üçüncü ayağını oluşturan Klasik Türk Sanat müziği konseriyle sona erecek. Diğer taraftan program bitiminde yapılacak çekilişle, talihli üç katılımcı, organizasyona sponsorluk yapan Viajes Bosforo turizm şirketi tarafından Türkiye'ye götürülecek.
İspanya ile Türkiye arasında köprü görevini üstlenen AHIT (la Asociación Hispano-Turca), 2006 yılında kuruldu. Kültürel ve eğitim faaliyetler başta olmak üzere çeşitli organizasyonlar düzenleyen AHIT derneği, iki ülke arasında iş yapmak isteyen işadamlarına da destek veriyor.
Etkinliğe tabiatıyla UAM içinde yer alan GANETU da destek veriyor.
AHIT başkanı M.Fatih Erden, Cihan'a yaptığı açıklamada, İspanya'da ilk kez bir Türk günü düzenleme heyecanı içerisinde olduklarını ve hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü söyledi. İspanyol vatandaşlarına Türk kültürünü tanıtmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Erden, organizasyon hakkında bilgi verdi.
15 Nisan'da gerçekleşecek olan program, İspanyol akademisyenlerin Türkiye üzerine yapacakları sunumlarla başlayacak. Üniversite'nin Cantoblanco Kampüsü'nde açılacak Türk çadırında ise ebru sanatı gösterisi ve sergisi ile geleneksel el sanatlarının yanı sıra zengin Türk yemekleri ve tatlıları yer alacak. Madrid'deki Türk Günü, programın üçüncü ayağını oluşturan Klasik Türk Sanat müziği konseriyle sona erecek. Diğer taraftan program bitiminde yapılacak çekilişle, talihli üç katılımcı, organizasyona sponsorluk yapan Viajes Bosforo turizm şirketi tarafından Türkiye'ye götürülecek.
İspanya ile Türkiye arasında köprü görevini üstlenen AHIT (la Asociación Hispano-Turca), 2006 yılında kuruldu. Kültürel ve eğitim faaliyetler başta olmak üzere çeşitli organizasyonlar düzenleyen AHIT derneği, iki ülke arasında iş yapmak isteyen işadamlarına da destek veriyor.
Etkinliğe tabiatıyla UAM içinde yer alan GANETU da destek veriyor.
18 Mart 2010 Perşembe
JUAN CORREAS EXPO 2016 İÇİN ANTALYA'DA

Dünyanın en büyük fuar organizasyonlarından EXPO 2016'ya ev sahipliği yapacak olan Antalya’da çalışmalar sürüyor. EXPO ile ilgili çalışmalara ivme kazandırmak ve bir yol haritası çizmek amacıyla, EXPO konusunda dünyanın önemli uzmanlarından İspanyol Juan Correas, Antalya İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nde eğitim semineri verdi.
Seminerde, EXPO'nun ülkelerin tanıtım aracı olmasının yanında siyasi ve kültürel bir etkinlik de olduğunu söyleyen Correas, "EXPO ülkenizin görünürlülüğünü artırır. Düşünün 6 ay boyunca dünya medyasında olacaksınız. Dünyanın ilgisi sizin ülkeniz üzerinde olacak." dedi.
Eğitim seminerine katılan Dışişleri Bakanlığı Yurtdışı Tanıtım Daire Başkanı Necil Nedimoğlu, Fransa'ya Eyfel Kulesi kazandıranın o dönem düzenlenen bir EXPO olduğunu belirterek, "Antalya'ya Eyfel inşa edelim demiyorum ama bu tür katkılar yapmak lazım. EXPO'nun düzenlendiği şehirler hala bazı yapılarla turist çekiyor, markalaşıyor." diye konuştu.
Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu da EXPO'yu Antalya'ya getirene kadar önemli çalışmalara imza attıklarını, ancak asıl çalışmanın şimdi başladığını vurguladı. Bağdatlıoğlu, "EXPO'yu almak değil, yönetmek daha önemli." değerlendirmesinde bulundu.
Seminer öncesi konuşan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ferhat Şelli, EXPO 2016'nın tarımı ilgilendirdiğini vurgulayarak, "Antalya milletvekillerinin, yerel yöneticilerin ve sivil toplum temsilcilerinin Ankara'da yaptıkları girişimleriyle beraber, bakanlık olarak EXPO çalışmalarında etkin rol almaya karar verdik." diye konuştu. EXPO 2016'da yapılması gerekenlerle ilgili bir yol haritası çıkarılması gerektiğini vurgulayan Şelli, "Hangi kurumun, nasıl sorumluluk alacağını belirlemeliyiz." şeklinde konuştu.
Seminerde, EXPO'nun ülkelerin tanıtım aracı olmasının yanında siyasi ve kültürel bir etkinlik de olduğunu söyleyen Correas, "EXPO ülkenizin görünürlülüğünü artırır. Düşünün 6 ay boyunca dünya medyasında olacaksınız. Dünyanın ilgisi sizin ülkeniz üzerinde olacak." dedi.
Eğitim seminerine katılan Dışişleri Bakanlığı Yurtdışı Tanıtım Daire Başkanı Necil Nedimoğlu, Fransa'ya Eyfel Kulesi kazandıranın o dönem düzenlenen bir EXPO olduğunu belirterek, "Antalya'ya Eyfel inşa edelim demiyorum ama bu tür katkılar yapmak lazım. EXPO'nun düzenlendiği şehirler hala bazı yapılarla turist çekiyor, markalaşıyor." diye konuştu.
Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu da EXPO'yu Antalya'ya getirene kadar önemli çalışmalara imza attıklarını, ancak asıl çalışmanın şimdi başladığını vurguladı. Bağdatlıoğlu, "EXPO'yu almak değil, yönetmek daha önemli." değerlendirmesinde bulundu.
Seminer öncesi konuşan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ferhat Şelli, EXPO 2016'nın tarımı ilgilendirdiğini vurgulayarak, "Antalya milletvekillerinin, yerel yöneticilerin ve sivil toplum temsilcilerinin Ankara'da yaptıkları girişimleriyle beraber, bakanlık olarak EXPO çalışmalarında etkin rol almaya karar verdik." diye konuştu. EXPO 2016'da yapılması gerekenlerle ilgili bir yol haritası çıkarılması gerektiğini vurgulayan Şelli, "Hangi kurumun, nasıl sorumluluk alacağını belirlemeliyiz." şeklinde konuştu.
31 Ocak 2010 Pazar
THY SPANAİR İLE ORTAK UÇUŞ ANLAŞMASI İMZALADI

Türk Hava Yolları (THY) Spanair ile ortak uçuş anlaşması imzaladığını açıkladı. THY'den yapılan açıklamaya göre anlaşma kapsamında her iki havayolu, uçuşlarında birbirlerinin kodlarını kullanabilecek.
İşbirliği kapsamında, THY, Spanair tarafından icra edilen iç hat uçuşlarında "TK" kodunu, Spanair ise Türk Hava Yolları tarafından icra edilen Barselona, Madrid ve Ankara uçuşlarında, "JK" kodunu kullanabilecek. Ortak uçuşlar 1 Şubat 2010 tarihi itibari ile başlayacak. Bu anlaşma ile İspanya'nın iç hat uçuş noktaları, Türk Hava Yolları'nın 119 dış ve 37 iç hattan oluşan uçuş ağına bağlanabilecek.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Temel Kotil, Spanair ile gerçekleştirilen ortak uçuş anlaşmasını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını ve Star Alliance'a üyelikten kaynaklanan sinerji ile, hem Türk Hava Yolları, hem de Spanair için bu anlaşmanın yolculara daha fazla hizmet sunma sürecinde son derece önemli olduğuna vurgu yaptı.
Spanair CEO'su Michael Balint Szücs ise, Türk Hava Yolları ile başlattıkları ortak uçuşlar ile İspanya'dan dünyaya yüksek kalite standartlarında daha fazla bağlantılı uçuş sunduklarını belirtirken, bu işbirliğini bir stratejik ortaklık olarak değerlendirdiklerini bildirdi.
15 Ocak 2010 Cuma
TOM CRUİSE İSPANYOL TURİZMİNİN HİZMETİNDE
Küresel ekonomik krizden büyük darbe alarak çıkan İspanya turizmi, ümidini Hollywood yıldızlarına bağladı. Turizmde bu sabah'ın Daily Mail Gazetesi'nden aldığı habere göre; İspanya Hükümeti, Tom Cruise ve Cameron Diaz'ın başrollerini paylaştığı "Knight and Day" adlı filme ülke tanıtımı için özel destek veriyor.İspanyol yetkililer, iki ünlü Hollywood yıldızının rol aldığı film sayesinde İspanyol şehirlerinin popülaritesini arttırmayı hedefliyor. Euro bölgesi dışındaki pazarlardan gelen ziyaretçi sayılarında ciddi düşüşler yaşayan İspanya, özellikle şehir turizmini canlandırmayı amaçlıyor.
İspanya, turizmi canlandırmak için daha önce de çeşitli Hollywood yapımlarına önemli destekler vermişti. Başrolünü Scarlett Johansson'un üstlendiği "Vicky Cristina Barcelona" filmi, Barselona şehri için önemli bir tanıtım sağlamıştı.
Kanarya Adaları yönetimi de 1973 yılında ünlü aktör Steve McQueen'in başrolünde oynadığı "Papillon" filminin yeniden çekilmesi için bütçe desteği verme kararı aldı. Filmin yapımcılığını Schindler'in Listesi ve Gladiator gibi Oscar'lı filmlerin de yapımcısı olan Branko Lustig yapacak.
Lustig geçen yıl konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Buradaki yetkililer filmleri sevdikleri için değil parayı seçtikleri için destek veriyorlar. Biz onların sokaklarını, insanlarını çekeceğiz ve dünyaya yayacağız" şeklinde konuşmuştu.
8 Aralık 2009 Salı
THY BARÇA'NIN 5. RESMİ SPONSORU OLUYOR

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu, dünyanın en gözde kulüpleri arasında gösterilen Barcelona futbol takımının sponsorluk teklifini kabul etti. Üç hafta içinde imzalanması beklenen anlaşma ile Barcelona'nın 3 yıl 'resmi taşıyıcısı' unvanını THY alacak.
Zaman Gazetesi'nin haberine göre; THY yönetimi, Barcelonalı yöneticilerin sunduğu sponsorluk teklifini geçen hafta kabul etti. Barcelona'nın isim haklarını pazarlayan Lander Unzueta (Unicef ile Barcelona arasındaki anlaşmayı imzalayan kişi) önceki gün İstanbul'a gelerek Uçuş Operasyon ve Pazarlama departmanından 3 yönetici ile anlaşmanın detaylarını görüştü.
İspanyol yetkililer, THY'den Şampiyonlar Ligi deplasman maçları ile 2010'da Asya'da düzenlenecek ticari turlar için uçak talebinde bulundu. Görüşmede ayrıca, THY'nin, Barcelona'nın 'resmi taşıyıcısı' olması konusunda görüş birliğine varılırken, 'tahsis edilecek uçak üzerine Barcelona takımının logosunun konulması ve uçağa Barcelona isminin verilmesi' gibi teklifler de değerlendirildi.
3 yıllık süreyi kapsaması beklenen sponsorluk anlaşmasının üç hafta içinde imzalanacağı ifade edildi. Barcelona'nın, ikisi Katalan (La Caixa Bankası ve Estrella Damm-Bira markası), ikisi de ülke dışından (Nike ve Audi) olmak üzere 4 resmi ana sponsoru bulunuyor. Anlaşma sağlanması halinde THY, Barcelona'nın 5. ana sponsoru olacak. THY, İspanyol ekibine ilk uçağını, Abu Dabi'de düzenlenecek FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası için 13 Aralık'ta tahsis edecek. Anlaşmanın o tarihe kadar imzalanmaması halinde Katalan ekibi ücret karşılığı uçurulacak.
Zaman Gazetesi'nin haberine göre; THY yönetimi, Barcelonalı yöneticilerin sunduğu sponsorluk teklifini geçen hafta kabul etti. Barcelona'nın isim haklarını pazarlayan Lander Unzueta (Unicef ile Barcelona arasındaki anlaşmayı imzalayan kişi) önceki gün İstanbul'a gelerek Uçuş Operasyon ve Pazarlama departmanından 3 yönetici ile anlaşmanın detaylarını görüştü.
İspanyol yetkililer, THY'den Şampiyonlar Ligi deplasman maçları ile 2010'da Asya'da düzenlenecek ticari turlar için uçak talebinde bulundu. Görüşmede ayrıca, THY'nin, Barcelona'nın 'resmi taşıyıcısı' olması konusunda görüş birliğine varılırken, 'tahsis edilecek uçak üzerine Barcelona takımının logosunun konulması ve uçağa Barcelona isminin verilmesi' gibi teklifler de değerlendirildi.
3 yıllık süreyi kapsaması beklenen sponsorluk anlaşmasının üç hafta içinde imzalanacağı ifade edildi. Barcelona'nın, ikisi Katalan (La Caixa Bankası ve Estrella Damm-Bira markası), ikisi de ülke dışından (Nike ve Audi) olmak üzere 4 resmi ana sponsoru bulunuyor. Anlaşma sağlanması halinde THY, Barcelona'nın 5. ana sponsoru olacak. THY, İspanyol ekibine ilk uçağını, Abu Dabi'de düzenlenecek FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası için 13 Aralık'ta tahsis edecek. Anlaşmanın o tarihe kadar imzalanmaması halinde Katalan ekibi ücret karşılığı uçurulacak.
20 Ekim 2009 Salı
EMPANADA (İSPANYOL BÖREĞİ)
Empanada, içi çeşitli malzemelerle (peynir, ıspanak, kıyma, ton balığı, jambon, deniz mahsülleri sığır eti veya tavuk eti) doldurularak yapılan bir tür börektir. Anavatanı İspanya olmakla birlikte, Portekiz ve Latin Amerika ülkelerinde de bilinir ve değişik çesitlerde yapılarak sıkça tüketilir.Empanada´nın kökeni Camino de Santiago hacıları tarafından bahsi edildikleri 10. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar geriye takip edilebilir. En eski belgelerden biri, bir empanada tasvrini içeren Santiago de Compostela Katedrali'nin 12. yüzyıla ait Pórtico de la Gloria 'sının bir kabartmasıdır. Bir diğeri ise hemen yanında bulunan Palacio de Gelmírez 'de görülür.
İlk olarak İspanya´nın Galicia bölgesinde yapılmaya başlanan ve bugün bütün ülke çapında ünlü olan empanadayı birçok pastane ve fırında bulmak mümkündür. İspanyol empanadası, yarıçapı yaklaşık 30 cm olan daire şeklinde ya da tüm tepsiyi kaplayacak şekilde yapılır.Galicia'da empanadanın daha küçük, yarımay şeklinde versiyonları da bulunur ki bunlar orada ¨Empanadillas¨ olarak adlandırılır.
Mayalı yada normal hamurla yapılan empanadada, temel dolgu malzemesi olarak, paprika biber, domates ve soğan kullanılır ve istenilen iç ilave edilir.İspanya'da ton balıklı empanadaya daha çok rastlanır.
Ton balıklı Empanada - Hamur için malzemeler :
280 gr. un
125 gr. soğuk, tuzsuz tereyağı küp küp doğranmış
1,5 tatlı kaşığı tuz
1 adet yumurta
1/3 bardak soğuk su
1 yemek kaşığı sirke
Tarif :
1.Unu, tuzu ve yağı yoğurma kabı içerisinde parmak uçlarınızla sıkıştırarak yoğurun.
2.Küçük bir kasenin içinde yumurtayı, suyu ve sirkeyi çatalla çırpın. Unlu karışımın üzerine dökün ve bütün malzemeyi iyice karıştırın.
3.Tezgahın üstünü hafifçe unlayın. Hamuru tezgaha koyun ve toparlanana kadar yoğurun. Hamuru naylon poşet içine koyarak buzdolabında 1 saat bekletin.
4.Bu hamuru kullanabileceğiniz gibi hazır satılan milföy hamurlarıylada empanadayı deneyebilirsiniz.
İç harcı için malzemeler :
1 büyük soğan
1 yumurta( beyazı içine sarısı böreğin üzerine sürülecek)
5 çorba kaşığı tomates salçası
2 adet kırmızı tatlı biber
2 kutu ton balığı konservesi
Tuz, karabiber
Soğanı, küp küp keserek bir kaseye koyuyoruz ve içine 1 yumurtanın beyazını ve 5 çorba kaşığı tomates salçasını ekliyoruz. 2 adet kırmızı tatlı biberi de iri iri keserek ilave ediyoruz. Son olarak 2 büyük kutu ton balığı konservesinide yağlarını süzerek ekledikten sonra damak zevkinize göre tuz ve karabiber serpip fazla ezmeden karıştırıyoruz.
Daha önceden hazırlamış olduğumuz empanada hamurunu kullanacaksak eşit olarak 12 parcaya ayırıp tek tek açarak kullanıyoruz.
Rulo yada normal milföy hamuru kullanacaksak hamurları elimizle yumuşatarak, birbirine ekleyip hafif un ve merdane yardımı ile açıyoruz.
Yağlanmış bir borcama veya yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine açtığımız hamurları serip, içine hazırladığımız tonbalıklı harcı (yada neyli seviyorsanız) yayarak koyuyoruz. Diğer milföy hamurlarınıda (toplam 16 olabilir )birbirine ekleyip açıyoruz ve böreğin üzerine koyup kenarlarını kapatıyoruz.
Artan milföyleri şeritler halinde keserek böreğin üstünü süsleyebilirsiniz.Yumuşayan hamur çektikçe uzuyor ve istediğiniz boya geliyor.Ayırdığımız yumurta sarısını zeytinyağı ile karıştırıp böreğin üzerine sürün...
150-160 derece fırında 40-50 dakika pişirin…
Afiyet olsun
Afiyet olsun
9 Ekim 2009 Cuma
ANA PASTOR VE HEYETİ ANKARA'DA TEMASLARDA BULUNDU

Ziyarette konuşan Türkiye-İspanya Parlamentolarası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran, iki ülke arasındaki ilişkinin 14. yüzyıla dayandığını, özellikle son 10 yılda bu ilişkilerin en yüksek noktaya ulaştığını ifade etti.
Hükümetler arası ilişkilerin de en üst seviyede olduğunu belirten Demirkıran, parlamentolararası ilişkilerin bu seviyeye ulaşmasını arzuladıklarını söyledi.
Türkiye-İspanya Parlamentolararası Dostluk Grubuna üye çok sayıda parlamenterin bulunduğunu kaydeden Demirkıran, bunun, İspanya'ya duyulan sempatinin bir göstergesi olduğunu anlattı.
Demirkıran, ayrıca, AB sürecinde Türkiye'ye verdiği destekten ötürü İspanya'ya teşekkür etti.
İspanya Parlamentosu İkinci Başkan Yardımcısı ve İspanya-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Pastor da iki ülke arasında yüzyıllar önce başlayan ilişkilerin gelişmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Pastor, bu ilişkilerin iki ülke için çok faydalı sonuçlar doğuracağına inandığını kaydetti.
TBMM'ye gelmeden önce Anıtkabir'i ziyaret ettiklerini dile getiren Pastor, ''Orada, halkınızı ve tarihinizi daha iyi tanıdık. Neden Türk olduğunuz için bu kadar övündüğünüzü daha iyi anlamış olduk'' dedi.
Pastor ve beraberindeki heyet, daha sonra TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy ve komisyon üyeleriyle görüştü.
19 Ağustos 2009 Çarşamba
LONELY PLANET'TEN 154 SAYFALIK ÖZEL TÜRKİYE SAYISI

PASION TURCA
Lonely Planet dergisi 7. sayısı İstanbul özel sayısının ardından, 24. sayısını da Türkiye'ye adadı.
154 sayfalık Lonely Planet'ın 24. sayısının tamamı neredeyse (20-130 arası, 110 sayfası) Türkiye dosyasına ayrılıyor...
Lonely Planet dergisinin Ağustos sayısı “Yunanistan ya da İtalya’dan daha fazla klasik döneme ait arkeolojik kalıntının ve birbirinden leziz yemeklerin bulunduğu Türkiye’nin gezginleri kendine hayran bıraktığı” satırlarıyla başlıyor...
“Kuşbakışı Türkiye” dosyasıyla açılan dergide sabırlı, hoşgörülü ve konuksever halkıyla ülkemiz, İspanyolların kendilerini evinde hissettiği, mükemmel bir altyapıya sahip bir turizm cenneti olarak tanıtılıyor...
“1001 Yüzlü Şehir” başlıklı dosyayla tarihi ve turistik yerlerinden gece hayatına, eski çarşı pazarlarından modern alışveriş merkezlerine İstanbul tanıtılıyor. Boğazı’nın Asya ve Avrupa’yı ayırdığı, sokaklarında her türlü müziğin dinlendiği, binlerce yıllık tarihi olan İstanbul'un bugün de Türkiye’nin ekonomi ve kültür başkenti olduğu ifade ediliyor.
Istanbul'un ardından Trabzon’dan Kaçkarlar’a, Rize'den Safranbolu’ya Karadeniz sahili en belirgin özellikleri ile tanıtılıyor. Ülkemizin tarihi mirası doğudan batıya İpek Yolu dosyasında gözler önüne seriliyor. Sadece peri bacalarıyla değil, yeraltı şehirleri ve Göreme Açıkhava Müzesi’ndeki freskolarıyla İspanya’da popüler bir tatil yöresi olan Kapadokya'ya da Lonely Planet dergisinde geniş yer ayrılmış.
“Her şeyin başladığı deniz” dosyasında Troya’dan Bergama’ya, Efes’ten Pamukkale’ye Akdeniz ve Ege bölgelerine de geniş yer veriliyor. Sayfalarında ülkemizdeki inaçlara da yer veren dergide Doğu Anadolu Bölgesindeki kiliseler ve Mevlevilik de geniş geniş anlatılıyor.
Özel Türkiye sayısında her 10 Kasım’da saat 09.05’te Atatürk’ün anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunduğumuza dikkat çekilmiş. İspanyolcaya çevrilen Yaşar Kemal ve Nazım Hikmet gibi büyük yazarlarımızın eserleri hakkında bilgi verilirken halı ve kilim kültürümüz ve çaya düşkünlüğümüzden de bahsediliyor.
Lonely Planet Türkiye özel sayısı ülkemizin 7 bölgesi hakkında pratik bilgilerin verildiği 13 sayfalık bir rehber ile tamamlanıyor.
Yapılan bu çalışma ile ülkemizin milyonlarca dolarlık bir tanıtımı yapılırken, Türkiye hakkında İspanyolca çok ciddi ve güncel bir kaynak eser de oluşturuluyor.
Madrid Turizm ve Kültür Müşavirliği'nin son 3 senedir halkla ilişkilerini sürdüren, İspanya ve Türkiye eğlence hayatında son dokuz yıldır önemli bir yere sahip olan Pasion Turca birbirinden farklı projeler ile Türkiye tanıtımlarına devam ediyor. Türkiye'ye Monica Molina, Pink Martini, Cesaria Evora, Joaquin Cortes, Paco de Lucia, Lara Fabian, Azucar Moreno, Mariza gibi çok sevdiğimiz sanatçıları yıllardır getiren ve bizlerle tanıstıran Pasion Turca, daha önce de Guess'in dünya takvimi çekimleri, özel GEO Türkiye sayısı, Intramurros özel sayısı, Conde Nast kapak çekimleri, Monica Molina albüm kapaği özel çekimleri, İspanya'da kültürel çıkarma yaptığımız La Mar de Musicas festivali, ünlülerle Türkiye tanıtımı gibi çarpıcı projelere imza atmıştı... İspanyol ve Latin dünyasının ünlü isimleri Lolita, Rosario, Marta Sanchez, Chenoa, Monica Molina, Azucar Moreno, Poty, Ana Milan, Belinda Washington, Paula Vasquez, Paco Leon, Carlos Baute, Falete, David Delfin, Miguel Abellan, Arturo Arribas, Manu Tenorio'nun aralarında bulunduğu 30'den fazla ünlü simayı Madrid Turizm ve Kültür Müşavirliğimiz destekleri ile Türkiye'de ağırlamış ve imajlarını Türkiye'nin güzellikleri ile birleştirip yazılı ve görsel basında milyonlarca dolar değerinde kapak haberler yaptırmıştı. Son üç senede yapılan çalışmalar ile turist sayısındaki 4 kata yakın artış dikkati çekerken, İspanya'daki en son sürpriz sayfalarının tamamını Türkiye'ye ayıran Lonely Planet Türkiye Özel sayısı.
İNDRA: ''15 YIL HAYAL ETTİK, TÜRKİYE'DE BÜYÜYECEĞİZ''

Geçen yıl Türkiye’nin hava gözetim ağının modernizasyon ihalesini alan İspanyol yazılım devi Indra Systemas kapılarını Türk basınına açtı. İnsansız uçaktan, inşaata, helikopterden, enerjiye, telekomünikasyondan finans sektörüne kadar çeşitli alanlarda yazılım çözümleri üreten, dünya hava trafiğinin üçte ikisini yöneten Indra’nın Genel Müdürü Manuel Flecha, “Türkiye, 15 yıldır hayallerimizi süsleyen bir ülkeydi” dedi.İhaleyi 38.5 milyon Euro’ya kazandıklarını ve 3 yılda tamamlayacağı proje ile 23 radar sistemi kuracaklarını hatırlatan Indra, şu bilgileri verdi: “İspanya’nın en büyük, Avrupa’nın ise üçüncü büyük bilişim firmasıyız. 2008 gelirimiz 2 milyar 380 milyon Euro.Başta savunma sistemleri olmak üzere ulaşım, enerji, sağlık, telekomünikasyon ve finans sektörleri için yazılım çözümleri üretiyoruz Neredeyse yüzyıllık tecrübeye sahibiz. Bugün yaşanan krizin Türkiye’nin cazibesinden hiçbirşey kaybettirmedi. Türkiye genç nüfusuyla en fazla gelecek vaadeden ülkelerden biri ve teknolojik gelişim bakımından yetişen genç nüfus değişimi çok süratlendirecek. Nabucco ile cazibesi artan Türkiye’de enerji şirketleri için de projeler yapmak istiyoruz.” Dünyanın değişik ülkelerinde 20 yazılım laboratuvar ve 8 bin 500 uzmanı bulunan Indra, Türkiye’de yeni ihalelerle istihdam ettiği kişi sayısını artırmayı da planlıyor. Indra Systemas Türkiye Müdürü Özgür Kaprol da, merkezi Ankara’da bulunan şirkette Türk mühendislerden oluşan ekip kuracaklarını söyledi.
PELİN ESMER'İN FİLMİ SAN SEBASTİAN FESTİVALİNDE YARIŞACAK

Türk yönetmen Pelin Esmer'in "11'e 10 kala" filminin, İspanya'nın önemli etkinliklerinden olan ve bu yıl 57. kez düzenlenecek San Sebastian Uluslararası Film Festivali'nde iki ayrı yarışmada yer alacağı bildirildi. Filmin yapımcı şirketleri arasında yer alan Sinefilm yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "11'e 10 kala" filminin festivalde "Zabaltegi-Yeni Yönetmenler" adlı bölümünün yanı sıra ana yarışma bölümünde de yarışacağını belirterek, bu açıdan bugüne kadar festivalde iki bölümde birden yarışacak tek Türk filmi olma özelliği taşıdığını vurguladı. Türkiye'de 25 Eylülde gösterime girmesi beklenen film, bir koleksiyoncu ile kapıcının hikayesini anlatıyor.
11 Ağustos 2009 Salı
HOLA'NIN KAPAK ÖYKÜSÜ: '' CAYETANO VE EVA TÜRKİYE'DE''

İspanya’nın en ünlü matadorlarından Cayetano Rivera ve sevgilisi İspanya güzeli Eva Gonzalez’in Türk bandıralı bir yatta Ege sahillerinde geçirdiği tatilleri , Türkiye’yi haftalık HOLA! dergisinde kapağa taşıdı.Hem babası hem de dedesi gibi İspanya’da boğa güreşleri denildiğinde akla gelen ilk isimlerden olan Cayetano Rivera'nın attığı her adım İspanyol basını tarafından takip ediliyor. Cayetano'nun yeni aşkı 2003 İspanya güzeli Eva Gonzalez ile birlikte geçirdiği rüya gibi tatil, bu hafta İspanyol televizyonlarının da en fazla takip ettiği konuların başında yer aldı.1 milyonu aşan tirajlı İspanyol Hello dergisi Hola! 'da çıkan 14 sayfalık bu kapak haberi ile Ege sahillerimize milyon dolarlık bir tanıtım yapılmış oldu. Daha önce Monica Molina, Azucar Moreno, Lolita, Falete, Rosario Flores, David Bustamente, Chenoa, Marta Sanchez gibi onlarca ünlüyü ülkemizin tanıtımında kullanan ve çekimler yaptıran Pasion Turca daha önce de HOLA! dergisi için Cayetano'nun eski eşi İspanyol Alba düşesinin kızı Eugenia Martinez de İrujo'yu da İstanbul'da ağırlamıştı.
2 Temmuz 2009 Perşembe
HİSPANATOLİA 2 YAŞINI DOLDURDU

2 Temmuz 2007... Hispanatolia'nın yayın hayatına girmesinden bu yana tam 2 yıl geçmiş bulunuyor. O günden bu yana küçük ekibimizde bazı küçük değişiklikler oldu elbette. 2 yıl önce Akın Özçer ve Mehmet Çiftçi'nin başlattığı portal 6 ay kadar sonra sıkıntılı bir döneme girmişti. Mehmet Çiftçi'nin ayrılmasıyla İspanyolca bölümümüzde aksamalarla karşılaşmıştık. Ardından Mehmet Çiftçi'nin yerini alan arkadaşımız Pablo Gomez, aramıza katılan Francisco Olmos ve Engin Eryiğit'le yola devam ettik.
Hispanatolia'nın yayınını sürdürmesinde mimar arkadaşımız Kaan Köksal'ın büyük katkılarını da unutmamak gerekir. İlk günden itibaren portalımızın teknik sorumluluğunu yürüttü uzunca bir süre. İkinci yılımızı doldurduğumuz bugüne kadar da teknik olarak kendisinin katkılarını almaktayız. Aslında böylesine küçük bir redaksiyon kadrosuyla hizmet verdi Hispanatolia iki yıl boyunca.
Selda Özçer ve Funda Gomez'in katkılarını da aldık elbette ama tam anlamıyla profesyonelleşemedik bu süre içinde. Aramıza katılmak isteyenler oldu ama hiçbir karşılık beklemeden özveriyle Türk-İspanyol dostluğuna hizmet edenler olarak hep küçük bir kadroyduk.İki yıl içinde Hispanatolia olarak Madrid Büyükelçiliğimizden aldığımız sembolik katkıyla yürüdük bugüne kadar. Bu katkıdan ve belki bundan daha çok demokratik duruşundan ötürü Büyükelçi Ender Arat'a teşekkürü borç biliyoruz. Çünkü Hispanatolia dışarıdan hiçbir müdahaleye maruz kalmaksızın sivil ve bağımsız bir portal olarak varlığını sürdürdü hep. Kuşku yok ki böylesine küçük bir ekiple günlük bir gazete gibi yayın hayatında kalabilmek kolay değildi. O nedenle bazı gazete haberlerine başvurmak zorunda da kaldık, hala kalıyoruz. Amacımız her bölümde orijinal katkılar yapmak olduğu halde.
Hispanatolia deyince Profesör Alejandro Lorca'yı da unutmamak gerek. Madrid Otonom Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Profesör Lorca, Türkiye'nin AB ile müzakerelerini destekleyen GANETU'nun da Başkanı. Profesör Lorca'nın karkılarıyla 3. yılımızda yeniliklere gidecek, portala biraz daha bilimsel bölümler ekleyeceğiz. Hatta bir Internet Radyosu oluşturma projemiz de var. Bütün bunlar için portalımızda teknik olarak da değişikliklere gideceğiz. Bütün bunlar için kuşku yok ki profesyonelleşmek, belirli bir bütçeye sahip olmak gerekiyor. Bu aşamaya henüz gelmedik ama MAPFRE/Genel Sigorta bu yıl Hispanatolia'ya sponsor olmayı öngörüyor.
Bütün bu yenilikleri ilerideki haftalarda ve aylarda görmeyi umut ediyor, 2. yaşımızı bu vesileyle kutluyoruz.
24 Nisan 2009 Cuma
TORTOS DE MAIZ (KIZARMIŞ MISIR EKMEĞİ)
Asturias´lı Gonzalo Mendez de Cancio, 17.yy´da Florida valisiyken mısırı ilk kez Asturias´ın Tapia şehrine getirir. O dönemde yanlızca buğday unu (escanda) ve çavdar unu (centeno) bulunan bölgede mısır, ilk zamanlar hayvan yemi olarak kullanılmışsada zamanla insanlar mısır ekmeği yapmaya başlamış ve böylelikle mısır geçen zaman içinde mutfaklardaki hakettiği yeri almıştır.
Mısır unuyla hazırlanan bir çeşit ekmeğin yağda kızartılmasıyla elde edilen Tortos de maiz, bundan 20 yıl öncesine kadar İspanya´nın Asturias bölgesindeki köylerde yapılan bir ekmekken, bugün artık en lüks restaurantlarda usta şeflerin ellerinde şekillenen bir yemek haline gelmiştir.
Malzemeler:
300 gr mısır unu
50 gr buğday unu
Ilık su
1 çay kasığı tuz
Kızartmak için: 1 su bardağı zeytinyağı
Servis için: Tortosun üzerine konularak yada yanında birlikte servis etmek için çok çesitli alternatifler bulunmaktadır.Tipik olarak, inek sütünden yapılan ve çok sert bir tadı olan mavi Cabrales peyniri ve bal eşliğinde servis edilebileceği gibi kızarmış yumurta, peynir çeşitleri, sucuk, pastırma yada çeşitli soslar eklenerek hazırlanmış karışımlarda kullanılabilir.
Hazırlanışı:
Hazırlanışı:
Genişçe bir cam kaseye mısır ununu ve buğday ununu koyuyoruz.Ilık suyu azar azar ilave ederek ve tuzuda ekleyerek sıkı, ancak çok fazla sert olmayan bir hamur yoğuruyoruz. Yoğurarak top şekline getirdiğimiz hamurumuzu temiz ve nemli bir mutfak bezi ile örterek 5-6 saat kadar dinlenmeye bırakıyoruz. Ardından elimizle yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlıyoruz ve yine aynı cam kap içerisinde üzerini streç bir film ile kapatarak yarım saat kadar daha nemlendiriyoruz.Daha sonra hamurdan kopardığımız yumurta büyüklüğündeki parçaları elimizle yuvarlayıp bastırarak açıyoruz ve orta ateşte arkasını ve önünü 1-2 dakika kızartıyoruz. Kızaran tortosları kağıt mutfak havlusuna koyup fazla yağlarını alıyoruz.Tortosları, sıcak soğuk yada ılık servis yapabiliriz önemli olan yeni pişirilmiş olmasıdır.

Afiyet olsun
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





